Uçak Sanayi

Tavuk tüyü lifili uçak kanatları ve gövdesi

Category: BİLİŞİM TEKNOLOJİSİMİLLİ TEKNOLOJİUçak Sanayi Comments: Yorum Yok

tavuk-tuyu-haber-600x200

Anadolu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Tuğrul Seyhan’ın, tavuk tüyü lifini karbonize ederek, elde edilecek malzemeyle uçak kanatlarını ve uçağın gövde kısmını sağlamlaştırılması için yaptığı ”Membran Destekli Vakum İnfüzyon Tekniği Kullanarak Karbon Elyaf / Karbonize Edilmiş Tavuk Tüyü Lifi Modifiyeli Epoksi Kompozitlerin Üretimi” isimli projesi, TÜBİTAK tarafından onay aldı.

Doç. Dr. Seyhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projenin ana maddesinin karbonize edilmiş tavuk tüyü lifi olduğunu kaydetti.

Türkiye’de yıllık 30 bin ton tavuk tüyünün atık madde olarak bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Seyhan, şöyle konuştu:

”Çevre dostu yapısı ve düşük maliyetli olması açısından oldukça önemli bir araştırma alanı. Projemiz modifiyeli epoksi daha doğrusu plastik malzemelerin uçak gövdelerinde kompozit yapılar içine entegrasyonunu içeriyor. Bu kapsamda organik malzeme olarak, tavuk tüylerini kullandık. Çünkü tavuk tüylerindeki keratin oranı çok yüksek. Bu lifler ısıtıldığında çapraz bağlar oluşuyor ve bu bağlar yapıyı sağlamlaştırmanın yanı sıra yapının daha gözenekli hale dönüşmesini sağlıyor. Karbonizasyonun amacı ise tavuk tüyü liflerinden mümkün olan maksimum karbonu elde etmek ve gözenek sayısını artırarak yüzey alanı olabildiğince yüksek yapılar elde etmek. Projemizle, bu yapıların epoksi türü havacılıkta kullanılan reçinenin içine katılmasıyla mukavemeti yüksek hale gelmesi bu yapıların ikincil uygulamalarda uçak gövdelerinde ve kanatlarında vakum infüzyon tekniğiyle üretilmesini kapsıyor.”

Doç. Dr. Seyhan, projelerinin Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ (TAI) tarafından desteklendiğini ve proje süresinin iki yıl olarak belirlendiğini bildirdi.

TAİ’nin memran infüzyon tekniğiyle Airbus’ta uygulanan bir tekniğin, karbonize edilmiş tavuk tüyü lifinin katkılı epoksi reçinelerin matriks içine kullanılmasıyla kompozitlerin elde edilmesine yönelik kısmına destek verdiğini anlatan Doç. Dr. Seyhan, şöyle devam etti:

”Onların burada öngördüğü nokta, normalde katkısız epoksi reçinenin katkılı olduğu zaman mukavemetin arttırılması sonucu bazı kompozit yapılarda uçaktaki mekanik iyileşim öngörülüyor. Bu iyileşimler sonunda da uçaktaki ikincil uygulamalar dediğimiz kanatlardaki güçlendirme yerleri, uçağın iç gövdesinde kullanılan kapılardaki güçlendirme mekanizmalarında kullanılması amaçlanıyor. Genel anlamında ufak prototip uçakların gövdelerinin tümünün bu yapıyla yapılması da projenin daha alt bir hedefini içeriyor. Şu an kullanılan mevcut ürün ile bizim geliştirdiğimiz projemizdeki arasındaki en büyük fark dayanıklılık. Aynı zamanda daha ince ama daha dayanıklı bir parça da yapılabilir. Böyle olduğunda maliyet hesabı da işin içine girebilir. Dayanıklılığın yanı sıra maddi getirisinin olacağını da düşünüyoruz.”

Doç. Dr. Seyhan, Membran Destekli Vakum İnfüzyon Tekniği’nin ve tavuk tüylerinin katma değeri yüksek ürünlerde kullanılmasının Türkiye’de ve dünyada ilki teşkil edeceğine değinerek, ”Aynı zamanda dünyada tavuk tüyü lifi sadece biyolojik polimerler üzerinde kullanılmış. Ancak hiçbir zaman teorideki yüksek mukavemet pratiğe dönüştürülmemiş. Epoksi gibi havacılıkta çok kullanılan bir reçinede karbonize edilmiş tavuk tüyü lifiyle ilgili bir deneme dünya literatüründe de yok. Aynı zamanda yüzeyini iyileştirmek için bazı kimyasal metotlarla epoksiyle daha uyumlu hale de getireceğiz. Umarım, 2 yıl sonunda güzel sonuçlarla hedeflediğimiz noktaya ulaşacağız” diye konuştu.

Devamı...

Türkiye’de İlk Hayalet Uçak

Category: MİLLİ TEKNOLOJİTürk Savunma SanayiUçak Sanayi Comments: Yorum Yok

turkiyenin_hayalet_ucagi_bor_zirhiyla_kaplanacak_1300

Savunma Sanayi İcra Komitesi (SSİK) kararıyla 2010 yılında başlatılan yerli savaş uçağı kavramsal tasarım çalışmasında çok önemli gelişmelere İmza atıldı.

6 uzmandan oluşan beyin takımı tarafından yürütülen kavramsal tasarım çalışması bu yıl sonuna kadar tamamlanacak ve sonuçları aralık ayında SSlK’ya sunulacak. Bir sonraki adım, komitenin ‘yola devam’ kararı alması olac

Hava Kuvvetleri’nin beklentileri doğrultusunda şekillendirilen çalışmalarda, ilk olarak 2030 ve sonrasının teknolojisi ve ihtiyaçları için projeksiyon yapıldı. İlk etapta 6 model üzerinde duruldu, daha sonra proje ekibi Hava Kuvvetleri’nin değerlendirmeleri ışığında 3 model üzerinde yoğunlaştı.

Çalışmada insansız hava aracı (İHA) teknolojisinin gelişimi göz önünde bulunduruldu. 2030 sonrasında savaş filolarının 1 pilotlu uçak ve yanında 4 İHA yapısına sahip olabileceği değerlendirildi. Hava Kuvvetleri ağırlıklı olarak tek pilotlu uçak üzerinde dursa da iki pilotlu tasarımlar da hazırlanıyor. İkinci pilotun, filodaki İHA’lara komuta edebileceği düşünülüyor. O yılların teknolojisinde. İHA’lann yer ile link aracılığıyla irtibat kurması elektronik harp teknikleriyle engellenebilir.

Yerli savaş uçağı ‘hayalet’ (stealth) Özelliğine sahip olacak, radarda görünmezlik zırhı taşıyacak. Bu zırh gövde yapısı, gövde malzemesi ve özel boya teknolojisiyle sağlanabiliyor. Gövdede bor katkılı kompozit malzeme kullanılarak uçağa “görünmezlik” özelliği sağlanması ilk seçenek. Bir diğer düşünce, bor elementinin uçak üzerinde daha geniş alanlarda kullanılması. Çünkü bor, hem hafif, hem dayanıklı hem de ısıya karşı direnci yüksek. Savaş uçağı motorlarından 50 bin libreye varan ısı yayılıyor. Motor çevresinde ve gövdede bor kullanılması halinde uçak önemli bir güvenceye kavuşacak. Çünkü güdümlü füzeler motor bölgesini hedef alıyor.

- 3 model üzerinde yoğunlaşıldı
- Yeni nesil İHA teknolojisi… 
- Bor’la görünmezlik zırhı… 
- Motorda Eurofighter ilk seçenek…
- İlk uçağın motoru ithal edilecek.

Projede en fazla düşündüren konu ‘motor’. İkinci sırada ‘radar’ geliyor. Uçak motoru geliştirme süresi en az 30 yıl. Bu nedenle, ilk aşamada yabancı motor ile uçuşlara başlanması, zaman içerisinde yerli motorun geliştirilmesi hedefleniyor. Yabancı motor konusunda ABD’den General Electric ve Pratt &Whitney,Avrupa konsorsiyumundan Eurofighter ve Rus üreticilerle görüşülecek.

Hava Kuvvetleri’nin Tek motorlu olsun” görüsü doğrulusunda, ilk Eurofighter seçeneğinin gündeme geleceği öğrenildi. Typhoon uçağındaki EJ-2000 motorundan daha güçlüsü talep edilecek. Radann ise ‘yerli’ olmasına karar verilmesi halinde, 2020′ye kadar Türkiye‘de geliştirilebileceği öngörülüyor. Nihai hedef yeni jetin 2030′da filoya katılması.

Bor elementi yapısal özellikleri nedeniyle son dönemde havacılık sektörünün ilgi odağı oldu. Rusyageliştirdiği uzay mekiğine “Boron Space Shuttle” adını verdi. Yanıcı özelliği bulunan, buna karşın tutuşma derecesi yüksek olan borun, ‘yakıt’ olarak kullanılmasına yönelik araştırmalar yapılıyor. Kıtalararası seyahat edebilecek ‘Bor Aracı’ üzerinde çalışılıyor. Dünya bor rezervinin yüzde 72′si Türkiye‘de bulunuyor.Türkiye‘deki rezervin dünya bor ihtiyacım 450 yıl karşılayabileceği ifade ediliyor.

 

 

Devamı...

Lazer kuleleri

Category: SİLAH VE SAVAŞ TEKNOLOJİLERİUçak SanayiUçaksavar Teknolojileri Comments: Yorum Yok

lazer

ABD Savunma Bakanlığı’nın merkezi Pentagon, geleceğin savaş alanlarında yer alacak yeni silah projelerine son sürat devam ediyor. ABD’li yetkililer, geçtiğimiz yıl geliştirilmesi tamamlanan lazer kulelerinin, 2014 yılında savaş jetlerinde yer alacağını açıkladı.

Pentagon, bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz birçok silah teknolojisini yavaş yavaş gerçeğe dönüştürüyor. Bunlardan bir tanesi, 2014 yılında kullanılmaya başlanacağı açıklanan lazer kuleleri. Pentagon’a bağlı özel Ar-Ge kurumu DARPA (Gelişmiş Savunma Araştırmaları Projeleri Ajansı), ABD ordusu için sıvı soğutmalı lazer sistemlerinin savaş jetlerine yerleştirilmek için hazırlandığını açıkladı.

DARPA ve uzay havacılık şirketi General Atomics tarafından geliştirilen laze kuleleri, 2012’de geliştirilme süreci tamamlanan lazer sistemlerinin 2014’te savaş jetlerine monte edileceğini ve test aşamasına girileceğini duyurdu.

HELLADS (Yüksek Enerjili Sıvı Lazer Alan Savunma Sistemi) adı verilen program kapsamında geliştirilen lazer sistemi, 2008 yılında geliştirilmeye başlandı. Savaş jetlerine monte edilecek olan 150 kW gücündeki silah, karadan havaya ateşlenen füzeleri ve roketleri yüksek enerjili lazer ışınlarıyla imha edecek.

DARPA, General Atomics şirketinin yanı sıra, uzay-havacılık ve silah devi Lockheed Martin’le de lazer projeleri geliştiriyor. Kısaca, yakın gelecekte Yıldız Savaşları’nda gördüğümüz lazer ışınlı savaş gemileri bir nevi gerçeğe dönüşebilir.

Devamı...

Kahhir 313 adlı savaş uçağı

Category: Uçak Sanayi Comments: Yorum Yok

indir

İran’ın ürettiği yeni bir savaş uçağının tanıtımı yapıldı. Devlet televizyonu IRINN, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın da katıldığı törende ”Kahhir 313” adlı yeni bir savaş uçağının tanıtımının yapıldığını duyurdu.

Savunma Bakanı Ahmed Vahidi, yerli uzmanlar ve imkanlarla üretilen uçağın, yüksek teknolojik kabiliyetlere sahip olduğunu söyledi. Alçak irtifada da uçabilen uçağın elektronik sistemlerle donatıldığını belirten Vahidi, uçağın bir diğer özelliğinin yüksek saldırı gücü olduğunu kaydetti.

Vahidi, kısa pistte dahi rahatlıkla iniş ve kalkış yapabilen uçağın, kısa sürede bakım ve tamirinin yapılabildiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad: ‘İran’ın savunma gücü, başka bir ülkeye saldırı için değil, caydırıcılığa yöneliktir’

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, savunma güçlerinin tamamen caydırıcılığa yönelik olduğunu söyledi.

İran’ın resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Ahmedinejad, İranlı uzmanlar ve yerli imkanlarla üretildiği belirtilen ”Kahhir 313” adlı savaş uçağının tanıtım töreninde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Yeni savaş uçağının, bir milletin kendine güveninin eseri olduğunu belirten Ahmedinejad, bu başarıdan dolayı İran halkını kutladığını söyledi.

Yüksek teknoloji ürünü uçağın savunma güçlerine güç katacağını kaydeden Ahmedinejad, bilim ve teknolojide ulaşılmayacak bir nokta olmadığının gösterildiğini ifade etti.

Ahmedinejad, ”İran’ın savunma gücü, başka bir ülkeye saldırı için değil, caydırıcılığa yöneliktir” diye konuştu.

İran’da devrimin yıl dönümü kutlamaları kapsamında ”Şafakta 10 Gün” adı altında yapılan etkinliklerde çeşitli alanlarda elde edilen başarıların tanıtımı yapılıyor.

Tanıtımı bugün yapılan ”Kahhir 313” savaş uçağı, İran’ın ürettiği üçüncü model yerli uçak olarak kabul ediliyor.

İran, ilk yerli uçağı ”Azerehş”in ardından ”Saige” adlı savaş uçağının seri üretimini başlatmıştı.

İran Hava Kuvvetleri’nin envanterinde yerli uçakların yanı sıra, F-4, F-5, F-14, Sukhoi-24, Sukhoi-25, Mig-29, Mirage ve diğer bazı modellerde savaş uçakları olduğu biliniyor.

Devamı...

ATAK şimdiden dünyanın gözdesi

Category: Milli TeknolojiTürk Savunma SanayiUçak Sanayi Comments: Yorum Yok

643

Atak helikopteri henüz test aşamasında… Ama Milli helikopter şimdiden dünyanın gözdesi oldu.

Güney Kore, Atak helikopteri alacaklar listesine koydu. ATAK, Güney Kore’nin açtığı 2 milyar dolarlık taarruz helikopteri ihalesinde iki Amerikan firmasıyla birlikte son 3′e kalmayı başardı.

Milli taarruz helikopteri ATAK’ın devreye girmesi için son aşamaya gelindi. Toplam 6 adet üretilen prototiplerin kabul testleri devam ediyor. Her şey yolunda, tüm veriler istenilen doğrultuda…

Daha operasyonlara girmeden ATAK’ın namı dünyayı sardı. Milli helikopterin talipleri şimdiden Türkiye’nin kapısını çalmaya başladı. Güney Kore ATAK’ı alınacak savaş helikopterleri listesine koydu.

Dünyanın en önemli iki taarruz helikopteri Kobra ve Apaçi ile birlikte ATAK, helikopter alım ihalesinde son 3′e kaldı.

Konuyla ilgili bilgi veren TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, “Güney Kore’deki ihalede aşağı yukarı işin sonuna geldik. Yaklaşık iki yıldır ihale devam ediyor. Gerek Kore’de yapılan toplantılarda gerek Türkiye’ye teknik ekiplerini kullanıcılarını ve sözleşmecilerini göndererek yapmış oldukları yerinde incelemelerle uçuş ve atış testleriyle T 129 Atak helikopterimiz iki Amerikan firması ve onların iki ürünüyle nihai listeye kaldı” dedi.

İhalenin Şubat ayı ortalarında sonlanması bekleniyordu. Güney Kore’deki seçimler sebebiyle ihale Mart ayında sonuçlanacak.

Yani ATAK için Mart ayı oldukça önemli.. ATAK, bugüne kadar Güney Korelilerin yaptıkları tüm testlerden tam not aldı. Beklenen performans değerlerini sağlayan ATAK’ın ihalede şansının yüksek olduğu belirtiliyor.

TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, “Bir silahlı hava aracını dünyada çok az ülkenin sahip olduğu satma hakkına sahip olduğu böyle bir ürünü Güney Kore gibi prestijli bir kullanıcıya satabilmemiz için bizim koymuş olduğumuz performansın üzerine büyüklerimizin de destek vermesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü tek başımıza TAİ olarak satamayız, Türkiye olarak satabiliriz” diye konuştu.

İhalenin kazanılması durumunda Türk Savunma Sanayi tek kalemde en büyük ihracatını yapmış olacak.

Devamı...

ANKA testlerini tamamladı

Category: MİLLİ TEKNOLOJİTürk Savunma SanayiUçak Sanayi Comments: Yorum Yok

anka-kabul-testlerini-tamamladi_normal_2237871

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ (TUSAŞ)’tan verilen bilgiye göre, pazar sabahı 09.05′te başlanan uçuş, 200 kilometrelik link menzili ve 18 saat uçuş süresi gösterimi yapılmasının ardından Pazartesi sabahı 03.15′te gece yapılan otomatik inişle başarıyla sonuçlandı. Konya istikametinde 40–45 kts hızlara varan rüzgar koşulları altında yapılan menzil uçuşunda veri linki üzerinden Esenboğa Meydanı ile temas ve koordinasyon da sağlandı. Salı günü yapılan uçuşta da gece koşullarında otomatik kalkış ve iniş gösterimi yapıldı.

 

Geçen yıl Ekim ayından bu yana Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı temsilcilerinin katılımıyla sürdürülen kabul sürecinde 130′a yakın yer ve uçuş test prosedürü başarıyla gerçekleştirilmiş ve sistemin göreve hazır olduğu görüldü.

Aralık 2010′da yapılan ilk uçuşundan bu yana 90′ın üzerinde sortide toplam 140 saatin üzerinde uçuş yapılan ANKA İHA sisteminde 26 bin fite varan uçuş irtifalarında motor, iniş takımı, çevre kontrol, buzdan koruma gibi temel hava aracı alt sistemlerinin yanı sıra gece/gündüz görüş sağlayan kamera, hava telsizi, veri kayıt sistemi gibi göreve yönelik sistem ve ekipmanın da uygun performansta çalıştığı görülmüştür. Hava aracının otomatik kalkış/iniş, seyrüsefer ve arama paterni kabiliyetleri zorlu hava koşullarında da denendi.

 

Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı için on adet sistemin seri üretimine yönelik sözleşme görüşmeleri ise devam ediyor. Sürecin 2013 yılı ortalarında tamamlanması öngörülüyor.

Devamı...